ARTIK VAKİT GELDİ GÖMLEĞİ
"Artık vakit geldi! Gömleği
giydirelim, ha, ne dersin?"
Deniz'in ardında bıraktığı geçmiş
Hüseyin'in inancı
Yusuf'un aslanı
"ve bir gün mutlaka…"
Hepsi o!
Yusuf'un ardında bıraktığı aslan
Deniz'in geçmişi
Hüseyin'in inancı
"baba, her biri oğlun sayılır"
Hepsi o!
Hüseyin'in ardında bıraktığı inan
Deniz'in geçmişi
Yusuf'un aslanı
"ben şimdi savaşmasam,
ilerde kimse…"
Hepsi o!
Artlarında bıraktıkları
Ben sen o biz siz onlar
Yaşayan
Yok kimse başka
Yok kimse artık
-Duydum Deniz'in sesini:
"Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrili"
Yanıtladım ben de:
"Türkiye'nin üç tarafı…"
Hepsi o!
Tuğrul Asi BALKAR
bugün günlerden Deniz, Yusuf, Hüseyin...
Kısa yaşamlarını emperyalizmle ve onun içerisindeki uzantılarıyla mücadeleye adamıştır Deniz, Yusuf ve Hüseyin. Emperyalizm ulusları yok etmeye çalışırken hep karşısında Atatürk’leri, Deniz’leri, Che’leri bulmuştur. Bu yüzden Deniz, bağımsızlık ve devrim mücadelesinin ne ilk ne de son neferidir. Deniz emperyalizme bağımlı sömürge bir ülkede bağımsızlık ülküsüyle kendinden önceki geleneği sahiplenen, tarihin O’na yüklediği görevi Mustafa Kemal’den devralan bir liderdir. Kendi ifadesiyle bu ülkenin İkinci Kurtuluş Savaşçısı’dır. Deniz’e göre; “Üniversite öğrenimi yapmak Anayasa’nın verdiği bir haktır. Öğrenci olarak devrimci mücadeleye katılmak ise Mustafa Kemal’in gençliğe yüklediği bir görevdir.” Atatürkçülük 1968’lerde Denizlerle yeniden emperyalizmin karşısına dikilmiştir. aradan geçen yıllar onları unutturmak yerine daha çok hatırlanır kılmıştır çünkü aradan geçen yıllar boyunca Türkiye'nin emperyalizmle olan bağı daha çok derinleşmiştir...
onların isimleri her geçen gün daha çok efsaneleşmektedir.
bugün günlerden Denizdir, Yusuftur, Hüseyindir...
yürekteki burkulma, boğazdaki düğümdür...
Bilmek en ağır yüküdür insanın...
onlar bu yükün bedelini en onurlu biçimde ödediler...
3 fidanın darağacına gönderildiği tarih... Ve yapılan 3 büyük cinayet! 6 mayıs 1972
Bazı siyasetçilerin (!) ağızlarından akan kötülükle idam edilen 3 genç, 3 devrimci..
Ve bu 3 fidanın solduğu gündür 6 mayıs, ki ne kadar yazık!!
Ellerine silah alıp kimseyi vurmamışken haksız yere idam edilen 3 genç.
"Yaşasın tam bağımsız türkiye. Yaşasın türk ve kürt halkların kardeşliği. Yaşasın işçiler, köylüler; kahrolsun emperyalizm" sloganıyla idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan..
İdam edildikleri tarihte Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan 25, Hüseyin İnan 23 yaşındaydılar. O dönemde (12 Mart Askeri Darbesi) iktidardan indirilen Süleyman Demirel, Denizlerin idamına "Evet" oyu veren Adalet Partisi'nin lideriydi. Nasıl "evet" dediğini gazeteci Altan Öymen 1976'da Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde, bir başka "genç adam"la ilgili olarak anlattı:
" Süleyman Demirel , Mobilya Yolsuzluğu'ndan yargılanan yeğeni Yahya Demirel'le ilgili olarak '25 yaşında çocukla uğraşıyorlar' diyor. 6 Mayıs 1972'de idam edilen Deniz, Yusuf, Hüseyin'in idam kararları oylanıyordu. Süleyman Bey AP Grubu'nun en önünde oturuyordu. Elini "İdama Evet" için kaldırdığında arkasına dönüp baktı, herkesin kaldırıp kaldırmadığını kontrol ediyordu. Sonra vakur bir ifadeyle önüne döndü. İdamlar kabul edilmişti. Deniz ve Yusuf da 25 yaşındaydı. Hüseyin ise 23'ündeydi. Süleyman Bey onlar için hiç '25 yaşında çocuklar' demedi. İdam edilmelerini istedi. İsteğine ulaştı da..."
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ülkesini seven insanlardı. Bu uğurda ölümü göze almışlardı. İdam sehpasında taburelerini kendileri tekmeleyecek kadar cesurdular.
Asıldılar... Onları asanların beslendiği siyasi kulvar ise sürekli kırmızı bültenle aranan devlet adamları üretti. DGM dosyaları, İnterpol bültenleri, bankaların boşalmış kasaları, kendi ülkesini soyan ihaleler arasında ölüyorlar.
Bugün günlerden 6 Mayıs, bugün günlerden Deniz, Yusuf, Hüseyin...
Deniz Gezmiş:
Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği!
Yaşasın işçiler, köylüler!
Kahrolsun Emperyalizm!
Yusuf Aslan:
Ben ülkeminbağımsızlığı ve halkımın mutluluğu için, bir defa, şerefimle ölüyorum. Sizler, bizi asanlar, şerefsizliğinizle hergün öleceksiniz! Bizler halkımızın hizmetindeyiz, sizler Amerika’nınr hizmetindesiniz
Yaşasın devrimciler!
Kahrolsun faşizm!..
Hüseyin İnan:
Ben, şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım. Bu bayrağı bu ana kadar şerefle taşıdım. Bundan sonra bu bayrağı Türk halkına emanet ediyorum.
Yaşasın işçiler, köylüler ve yaşasın devrimciler.
Kahrolsun faşizm!..
" dargın bakıyorsunuz şimdi hiç umamayacağınız kadar yozlaşmış yeni neslinize. son içtiğiniz sigara filtreli olduğu için sizin yüzünüz kızarmışken, biz yurdumun parsel parsel satılmış arazilerinin üstünde, şarapta dinlendirilmiş tütünden üretilen amerikan sigaralarını tüttürmekteyiz..."