"diğer kadınlar"...
çok şey yazılabilir... aklıma gelense iki cinsiyet arasında sıkışmık kalmış olan "diğer kadınlar"...
sesini duyduğunuzda erkek sanırsınız,sokağa çıkamazlar onların gündüzleri gecedir... alaycı zihniyet tahrik eder onları,çocukların gözünde "öcü"dür... evlatlıktan reddeder anaları babaları...bir çoğu iş seçemez,yoktur böyle bir hakları... bedenleridir tek ekmek kapıları...
şansları varsa"diva"olurlar...
yoksa,"diğer kadınlar"!!
Hepimizin önündeki klavyenin uzağında diğer odada mutfaktaki kadınlar
yemek proğramlarını can kulağı ile dinleyip not alıp ama her zaman kendi bildiğini el kararı ile yapanlar anamız ve herzaman ezan okundumu duydunuzmu diye soran anamızın babamızın anası
tüm yaşamlarını yuvalarının huzuruna çocukları kocaları ve yaşlıların bakımına harcayan kadınlar
yaşamın arkasında dağ gibi dururlarda hiç günceleri yazılmaz onların
ya çiçekli basmalı elbiseleri yarık ayak topukları hiç bir kozmetik reklamına konu olmamış hiç bir ürün onlar için satışa sunulmamıştır .Dergilerde resimleri yoktur
nankördür bizim köylerde toprak sert inatçıdır
Elleri toprağın buruşuk yüzüdür yaşalndıkça çatlıyorlar
sanki ihtiyar doğar bizim oralarda kadınlar oniki yaşındaki çocuklarıı ekmek parası peşine yollarken gizli iğrenç korkunç utangaç bir mutluluk duyarlar henüz memelerinde çocuklarını sıcağı soğumadan hasretleri burunlarını sızlatır ekmek boğazını yırtar bizim oralarda kadınların her lokma memleketteki yitik anneye armağandır
yalama şekerine ve sinama parasına yeğlenmiş paralar
postaneden köye yollanırken doğarlar ve tırnaklar dağı taşı toprağı ve ölürler
bizim kadınlarımızın kaydı yoktur bir ömürlük emeğinin
Hiçbir kadın dergisi yazmaz onları
al peştamal yeşil naylon pabuçlu kadınları
Kimse anlatmadı gözden ıraktılar kimseye ilişmezler hiç bir kamu kuruluşuna da kafalarını sokmaya çalışmadılar
onların öyküsüde kimseyi ilgilendirmez