kadınların toplumda alması gereken yeri bi türlü belirleyemeyen erkeklerin bari kendileri yapsın diye yönetimi toplanmayı ve bilinçlendirme görevini kadınlara atıp kendilerini sıyırmak için uydurdukları bi akımdır... bulan kişiler kadın psikolojisini ii bilen modaya olan düşkünlüklerinin farkında olup bunu erkek egemenliğinin bir çıkarı olabilecek şekilde kullanmayı akıl etmiş gerçek bir tembel zekasına sahip bireylerdir..
insanın bireyleşmesi ile olacak.
feminizm nedir? sorusunun cevabını doğru verdikten sonra sorun yok.
ama şu da bir gerçek günümüzde elleriyle çamaşır yıkayıp her dokuz ay onbeş gün sonra doğum yapan kadınların haberi yok biz neyi tartışıyoruz. başkalarının hayatları üzerinden ahkam kesmek doğru değil.
haddinden fazla abartıldığı için içi boşalıyor:))
kafaya takılacak birşey değil...
Günümüz "feminizm" düşüncesinden bahsediyorsak eğer "kadına özgürlük" diye gezen tipler görüyoruz etrafta. Kimse sormuyor ki "bu özgürlük nasıl sağlanacak?" Kimse demiyor ki "eşitlik herkesle birlikte olmalı". Kusura bakmayın ama "GÜNÜMÜZ FEMİNİZM"i içi boşaltılmış safsatalı sözcüklerden ibaret.
görüşlerine katılıyorum sevgili TOPRAKVESU
Feminizm temelinde cinsiyetin iktidarını reddeder.
kadın ve erkek eşitliği gibi kaba bir tabirle anlatılabilcek bir felsefe değildir.
feminizm erkek düşmanlığı değildir. bunun altı çizilmeli. sosyolojik bir kavramdır.ihtiyaçtan doğmuştur.
cinsiyet eşitliği diyorum bende.ama kadın erkek eşitliğini savunmuyorum.o yüzden kadın hakları da demiyorum. esas alınması gereken insan haklarıdır; bu eksende her sorun çözülebilinir.çünkü önce insanız bu unutulmamalı.
Temeli kesinlikle kadın Özgürlügüne dayanır.Femınızm cinsiyet eşitsizligine karsıdır,cinsiyetlere degıl...
arkadaşların yazdıklarına katılmakla birlikte kaba tabiriyle
yediğin kazıkların acısının getirdiği yanılgı olarak karşımıza çıkan feministlik ile düşünce akımı olan feminizmin arasında dağlar kadar fark vardır.
feminizmin üç farklı hali vardır.cumhuriyetçi feminizm,sosyalist-marksist feminizm ve radikal feminizm.
cinsiyetçilik kötü birşey sayılabilir.doğrudur.fakat feminizmin bir boyutu bunu da içinde barındırır.
cumhuriyetçi feministler buna felsefe deselerde radikal feminizm bir ideoloji olarak da varlığını sürdürmüştür.
sürdürecektir.
Feminizim düşüncesi, Fransız ihtilaliyle aynı zamanlarda ortaya atılmıştır. Feminizmin kökeni kadınların eğitim hakkını savunan Lady Mary Wortley Montagu’nun ve Marquis de Condorcet’in düşünceleriyle oluşmuştur. Mary Wollstonecraft'ın A Vindication of the Rights of Woman (Kadın Haklarının Müdafaası) (1792) adlı eseri de bu konuda yapılan ilk çalışmalardan biridir. Feminizmin asıl amacı kadın-erkek eşitliğini savunmaktır. Kadınların erkeklerle eşit olduğunu ve aynı haklara sahip olduğunu savunmaktır... çoğu insan feministleri “erkek düşmanı” zannetse de aslında feminizm felsefesinde bu yoktur.
Ne erkekleri ne de kadınları aşağılamaya kimsenin hakkı yoktur. Çünkü kimse kimseye; cinsiyetiyle, ırkıyla, diniyle, rengiyle, mezhebiyle ve benzer özelliklerle üstünlük kuramaz.