ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    potansiyel anne olarak doğmuyor muyuz sanki?doğar doğmaz elimize bebekler veriliyor.tencere ve tava setleriyle "MİSAFİRCİLİK" oynuyoruz. sonra büyüyoruz.toplumun ve aile yapısının getirdiği ve giydirdiği kadın kıyafetini geçiriyorlar üstümüze.anne tüm yemekleri yapıyor, anne tüm kıyafetleri yıkıyor,ütülüyor.tüm evi anne çeviriyor.sonra bebeği oluyor annenin.yine anne bakıyor bebeğe.anne ilgileniyor.peki anne bu durumda ne kadar kendi olabiliyor?ne anlıyor hayattan?bebeğini ne kadar sevebiliyor?biliyor mu ki kendini,tanıyor mu ki?bebeğinin sadece bebeği değil aslında büyüdüğünde kendinden farklı bir birey olacağının ne kadar farkında oluyor?farkında olmayan annene de kızına kalıplar dikiyor toplumun belirlediği.ancak getirilen şartlandırılmalardan kurtulmuş anneyse bebeğine bambaşka bir gözle bakıyor.onu nasıl sevmesi gerektiğini biliyor çünkü.nasıl anne olması gerektiğini de.
    (eksik kaldı sanki yazı.sonunu niyeyse getiremedim.tamamlarsanız sevinirim)

    gozdet   02 Haziran 2008 00:27   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Bu yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum;

    Kutsal Anne Tapınağı

    Efendim, annelik kadınlara güzel duygular olduğu kadar çelişkiler de yaşatır.

    Çocuğa duyulan büyük sevginin yanında,sorumlulukların ağırlığı , yılgınlık ve sürekli koşturmanın tükenmişliği ile başbaşa kalırsınız.

    Uykusuz kadın sinirli olacaktır.Doğumdan sonra bedeni eski şeklinde değildir,hormonlar iniş ve çıkışları ile duygu gel-gitlerini beraberinde getirir. Hele bir de çalışıyorsa stres topu olarak evde kimsenin anlam veremedği hareketler de bulunabilir.Belki de çocuk için işinden ayrılmıştır, bu da olabilir. Çocuk sahibi olmak kadın çalışsa da çalışmasa da hayatına çok büyük değişiklikler getirecektir.

    Erkek için durum aynı olmaz. Bebeğin bakımından ilk sorumlu olan her zaman kadın olacak,erkek canı isterse yardım eden rolünü üstlenecektir.Baba, genel olarak kadının hissettiği engellenmişlikleri hissetmez. Sırf cinsiyetleri sebebiyle çocuğu olduktan aktif yaşamından kopan erkek yoktur mesela.Şanslı insanlar!

    Kadın ise annelikle birlikte gelen engellenmişlik duygusu ile kızgın olabilir. Oysa bize öğretilen "ideal anne"nin asla kızmayan, şefkatli olan,insan üstü bir kadın olduğudur.Hep gülümser masallardaki resimlerde.Oysa bu koca bir yalandır.Hayatındaki bazı ya da çoğu şeyden mahrum kalmış insan kızgın olacaktır, normali budur.Hele ki bu mahrumiyeti başka bir insanın sorumluluğu sebebiyle yaşıyorsa kızgınlığı koca bir karmaşayı da beraberinde getirecektir.Kesinlikle normaldir.

    Tüm yükü taşıyan kadının yaşacağı şey, yorgunluk,yılgınlık,tükenmişlik duyguları ve bunun doğal sonucu olarak kızgınlık olacaktır.

    9 ay 10 gün anneliğin en güzel kısmıdır.Bebeğin doğumu, kadın için çok keskin bir dönemeçtir.Bunu bilesiniz!

    Annelik ulvi bir şey ve tek sevinç kaynağı olarak romantize edilmiş olsa da sadece bunlardan ibaret değildir. Zordur bir kere! Aşkın meyvesi diğer meyveler gibi değildir çünkü,soydun mu yenmez.

    Leyle Navaro bir kitabında der ki;
    "Anne olmak bir başarı ve yaptırım değil, bir ilişkidir."

    Bazılarının dediği gibi "en az 3 kere doğurun" lafına inanırsanız o keskin dönemeçlerden sonra takla atacağınıza emin olabilirsiniz.

    http://www.cadi.com.tr/index.php?id=kategori_detay&yazi_id=1087

    preny   31 Mayıs 2008 10:51   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kadın yeryüzündeki nadide bir gül bahçesidir.
    anne şefkat
    anne fedakar
    anne duru ve saf
    annegüven
    anne melek
    annetek benim için ağlayanımdır.

    stefani   23 Mayıs 2008 22:12   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    bütündür

    lisasmith   20 Mayıs 2008 11:54   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ''Anneliğin ağır sorumluluğunun altında
    pestillik üzüm gibi ezilip,
    sonsuz ve dingin bir uykuya dalma özlemiyle
    deliler gibi yanıp tutuşşanız da,
    o sorumluluk duygusunun engin ve derinliğinde
    ölmeye bile izinli değilsinizdir. ''

    yyell   07 Mayıs 2008 15:25   aferim     (5 puan)  |   Yk 

    Kadın olmak,
    Anne olmak,
    İkiside içerisinde o kadar derin anlamları ifade ediyorki,
    Bence annelik kadınlığı tamamlayan hatta tanımlayan bişey..
    kadınlık içinde anne olmayı; annelik ise içinde kadınlığı barındırır.

    didar57   18 Ocak 2008 22:38   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    kadın olmak ataerkil bir yapıda 2. sınıf olmaktır
    annelik sıfatı ile bu 2. sınıf muamelesi süslenmeye çalışılarak yalandan kurtarılmışlık kargaşası

    lisasmith   10 Ocak 2008 00:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    anneliğin idealleştirilmesi ve alçaltılması .(estella weldon)güzel bir kitap...her şey bilinen gerçeklerden çok öte...

    seywallah   09 Ocak 2008 22:12   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Kadın insanın anne olabilen cinsi ama anne olmak zorunda değil. Bunu herkese nasıl anlatabiliriz acaba?Şansımız üremekten daha ileriye gitmeli artık!

    preny   08 Ocak 2008 17:48   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    neden hepimiz kadın tanımlarken ya da övgüye boğmaya çalışırken onun anneliğinden bahsediyoruz.
    kadının bu dünyadaki en önemli vasfı annelik değil bence..
    çok daha fazlası..
    çok daha zoru..

    tokalon   08 Ocak 2008 16:04   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiketi açan kişi(?) : tokalon

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.