recep tayyip erdoğanın kirli geçmişi... ile ilgiliyim diyenler

toplam 5 kişi bulundu. 4 adedi gösteriliyor.


recep tayyip erdoğanın kirli geçmişi... hakkında recep tayyip erdoğanın kirli geçmişi...

~7 ahkam var.

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    Ünlü zatın oğlu kırmızı ışıkta durmadan geçiyor, peşine takılan ekipten kurtulmak için hızlanırken ilerde ünlü bir sanatçıya çarpıyor...

    Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan sanatçı 6 gün sonra
    ölüyor. Karakola götürülen delikanlıya polislerin ehliyet
    sormaması sanatçının eşinin dikkatini çekiyor.
    Polislere hatırlattığında: Siz ukalalık etmeyin biz ne yapacağımızı biliriz,gibi bir cevap alıyor.

    Kazadan sonra belediye arazözleri kazanın
    olduğu mahale gelip caddeyi baştan aşağı
    yıkıyor ve 35 metrelik fren izini tamamen siliyorlar.
    Delikanlıya kazadan sonra,
    üç ay önce verilmiş gibi ehliyet düzenleniyor.
    Sanatçının kocası hakime çocuğun ehliyeti olmadığını,
    düzmece ehliyet verildiğini söylediğinde adam
    'ne siz koskoca belediye başkanını sahtecilikle mi suçluyorsunuz?', diye azar işitiyor...
    Olayı gören tanıkların hepsi tehdit edilip korkutuluyor.
    Sanatçının kocası aile meclisini topluyor.
    Bakıyorlar ki polis, adalet, belediye hep birlikte olmuş üzerlerine geliyor.Mecburen olayın peşini bırakıyorlar.
    Sonuçta mahkeme trafik canavarı genci 3 ay hapse mahkum ediyor...O da 1998' in fiyatıyla 540 BİN Lira cezaya çevriliyor.Sen sağ, ben selamet;güzide sanatçı Sevim Tanürek gitti gider.
    Bu olayı Sevim Tanürek'i n esi, Emin Çölaşan'a yukarıdaki satırlarla anlatmış Sözü geçen katil delikanlı
    İstanbul' un o zamanki belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu... (Hani şu gemiciği olan)
    ve son olarak: başbakan recep tayyip erdoğan'ın, ses
    sanatçısı sevim tanürek'e otomobiliyle çarparak ölümüne neden olan oğlu ahmet burak erdoğan için 'tamamen kusursuz' raporu vererek beraatini sağlayan adli tıp trafik ihtisas dairesi başkanı eyüp çakmak, türkiye denizcilik işletmeleri' ne genel müdür yardımcısı olarak atandı.( 21.10.2004 )

    Böyle bir baba tabii ki en az 3 çocuk ister. Yavrularını her türlü kaza, bela ve hatadan koruyabiliyor.
    Peki vatandaş çocuklarını onlardan ve onlar gibi .....lerden nasıl koruyacak ???

    mavikatar   25 Temmuz 2008 21:29   aferim     (4 puan)  |   Yk 

    Sadece onun mu? geçmişlerine bakarsanız siyasilerin hepsinin kirli geçmişi var cumhurbaşkanı da buna dahil böyle bi ülkede yaşıyoruz işte.........

    anamnu13   12 Haziran 2008 11:48   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    bahsettiğimiz kişi komşumuz yada bir arkadaşımız değil... öyle olsaydı alıp karşımıza sorardık anyayı konyayı sosyomata üye olursa tabi sorarız... hoş belki okuyordur bu yazıları o okumasada fereleri vardır bizim kavalcının... çaladursun kavalını... peşinden ancak gidecek olan farelerdir...

    mavikatar   09 Ocak 2008 22:19   aferim     (9 puan)  |   Yk 

    . Sana üç nokta koyarım
    ... bitti

    siccamhe   09 Ocak 2008 19:05   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Haydi geçmişten vazgeçtik, günümüz de geçmiş olacak ya, o da pek iyi gitmiyor...Kısacası geçmişi de gelecek.

    preny   08 Ocak 2008 17:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    (tayyip gül bahçesinde güllerle ilgilenirken eline diken batar ve eli kanar,
    küçük çocuk şaşkınlıkla sorar)

    -aa
    -noldu ulan?
    -senin eline diken batar mı?
    -ne diken,? attan bile düşerim... tabi ki batar.
    -senin elin kanar mı?
    -kanamaz mı.. burası yan gelip yatma yeri mi?
    -ama..sen tayip değil misin?
    -öyleyim çocuk..
    -ama..
    - bir gül ne kadar zor yetişiyor biliyor musun? tohumlarını israil'den getirt,
    unakıtan'ın oğluna ithalat kotası aç... sen kendine şunu soracaksın: ben burayı
    adeta pazarlamakla mükellef miyim? eğer mükellefsen, ne gül tohumu kotaları, ne
    de söylenenler umrunda olmayacak..
    anani da al git buradan çocuk...

    'Türkiye Cumhuriyeti'nin ve bankamızın yıkıcısı olan tayyipos'u saygıyla
    anıyoruz..'

    mutluluk314   08 Ocak 2008 13:17   aferim     (5 puan)  |   Yk 

    Bir Cumhuriyet, Laiklik ve Atatürk Düşmanı’nın Son 12 yılda söyledikleri: İrticanın Portresi Recep Tayyip Erdoğan (1994 -2006)

    BELEDİYE BAŞKANLIĞI DÖNEMİNDE:

    “Elhamdülillah şeriatçıyız” (21.11.1994 Milliyet)
    “Yılbaşına karşıyım” (19.12.1994 Sabah)
    “Ben tekkeye değil dergaha gittim” (22.1.1997 Gözcü)
    “Ata'ya saygı duruşunda sap gibi ayakta durmaya gerek yok” (12.5.1994 Hürriyet)
    “Her 10 Kasım'da yaygara kopartılıyor” (14.11.1994 Hürriyet)
    “İçki yasaklansın” (1.5.1996 Hürriyet)
    “İstanbul'u Medine yapacağız” (Akis)
    “Bütün okullar İmam Hatip yapılacak” (17.9.1994 Cumhuriyet)
    “Sarık operasyonu çok komik” (15.5.1995 Sabah)
    “Yeşil (kaldırım rengi) medeniyettir” (25.6.1994)
    “Sadece imamlar resmi nikah kıysın” (9.5.1995 Milliyet)
    “Ben Millet Meclisi’nin de dua ile açılmasından yanayım” (8.1.1996 Milliyet) (Belediye Başkanlığı döneminde Belediye meclisinin her açılışı İstiklal Marşı yerine Kuran okunarak yapılmıştır. Yine böyle bir dualı açılıştan sonra bunu söylüyor.)
    “Ben İstanbul'un imamıyım” (8.1.1995 Hürriyet)
    “Mayo reklamı şehvet sömürüsüdür” (6.3.1996 Hürriyet)
    “Milli Piyango zulümdür” (29.9.1994 Hürriyet)
    “Taksim'deki caminin temelini inşallah atacağız” (1.7.1994)
    “Cumhurbaşkanı'nın imam hatipli olacağı günler yakındır” (5.2.1996 Akit)
    “Türkiye kendine din olarak Kemalizm’i almış ve başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak kitlelere zorla dikte ettirmiştir...”
    “Türkiye’nin yarınında artık Kemalizm’e ve Kemalizm benzeri rejimlere, sistemlere yer yoktur. Kemalizm’in yeniden kendini üretmesi söz konusu değildir. Bizim için en üst belirleyici, İslam’ın etkileridir. Her şey ona göre belirlenir.”
    “Camiler kışla, minareler süngü, kubbeler miğfer, müminler askerimizdir.”
    “Demokrasi bizim için bir amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşana kadar demokrasiye bağlıyız.”
    “Demokrasi bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz.”
    Dinci bir miting sırasında halka sesleniyor: “Yolumuzun ortasında inek oturmuş, yolumuzu kapatıyor, menzile ulaşmamızı engelliyor. İneği yolumuzdan önce lafla, usul usul, sonra evvelallah sizlerin yardımıyla, artık nasıl olursa, nasıl denk gelirse kaldıracağız.” (İnek olarak Laik Cumhuriyeti ve Atatürk devrimlerini kastediyor.)
    O dönem yanında olduğu Erbakan hocasının “kanlı mı olacak, kansız mı” söylemini bir başka şekilde
    seslendiriyor. “Türkiye’yi eyaletlere bölmek lazım. Merkezi yönetimin bir takım yetkileri bunlara verilmelidir.
    Belediye Başkanları da bu konuda en yetkili olmalıdırlar. O bölgelerdeki her türlü eğitimde bunlara bırakılmalıdır.” (PKK gibi bölücülerle aynı söylem)

    “Hem laik, hem müslüman olunmaz. Ya müslüman olacaksın, ya laik. İkisi birarada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.”

    “Referansımız islamdır. Tek hedefimiz islam devletidir.”
    “Sen “Ne mutlu Türküm diyene” dersen, onun da “Ne mutlu Kürdüm” deme hakkı vardır.”

    Oğlunun nikah davetiyesindeki tarih:

    “29 Zilkade 1421” (Nikah tarihi olarak Arap takvimindeki tarihi kullanıyor)

    “1.5 milyarlık islam alemi, müslüman milletimizin ayağa kalkmasını sabırsızlıkla bekliyor. Kalkacağız, bu ayaklanma başlayacak.”

    “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir lafı koskoca bir yalan, Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır.”

    BAŞBAKAN OLDUKTAN SONRA:

    “Türkiye’yi pazarlıyorum. Bizim için verilecek para önemlidir. Herşeyi pazarlar satarız, parayı veren düdüğü çalar.”

    “Bir tutturmuşlar laiklik elden gidiyor diye, millet isterse tabii ki gidecek be.”

    “Kadın nereye isterse oturur, Sana ne yaa! Ayıp yaa!” (Kars’ta AKP toplantısında kadınlarla erkeklerin ayrı yerlerde oturtulmasını eleştiren gazeteciye)

    “Bana verilen maaş çok düşük, yetmiyor. Sen ne kadar maaş alıyorsun?” (Almanya Başbakanı’na)

    “Türkiye’de kürt sorunu vardır. Bunu Türkiyelilik kavramıyla çözmeliyiz. Türkiyeli kimliği her vatandaşın üst kimliği olmalı, Türk kavramı da alt kimlik olarak değerlendirilmelidir. İsteyen isterse yine ben Türküm derse desin.” (Diyarbakır’da halka yaptığı konuşmada alt üst kimlik tartışmasıyla Türk kimliğini de Ermeni, Rum, Kürt gibi alt kimlik olarak gösteriyor.) PKK ile aynı söyleme giriyor.

    “PKK’nın cenaze töreninde bayrağını açması da, F-16’ların alçaktan uçuş yapması da yanlış. İki tarafında yaptığı yanlış” (PKK terör örgütü ile Türk Silahlı Kuvvetleri’ni aynı kefeye koyuyor, kendince her iki tarafa da eşit yaklaşıyor.)

    “Suriye’yi Lübnan’dan çıkardıkları gibi, bizi de Kıbrıs’tan çıkartırlar. Birileri bize çık der, kuzu kuzu çıkarız.”

    “Ben müslümanım diyenin aynı zamanda laikim demesi mümkün değil”

    “Fazla içmedin değil mi? Ağzın içki kokuyor.” (Avusturya’nın Ankara Büyükelçisi’ne)

    “Dur dinle be!.. Dur dinle!.. 9 ay 10 gün be!..” (Seçim konuşmaları sırasında vatandaşa)

    “Yahu, bu millet yatıp kalkıp size mi çalışacak.” (Erzurum’da çiftçilere sesleniyor)

    “Sana mı kaldı türban konusunda karar vermek, bu ulemanın işidir. Ulema ne diyorsa o olur.” (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne)

    (Danıştay’ın türban kararı konusunda) “Efendi sen kim oluyorsun, buna mecelle (şeriat hukuku) karar verir” (Bir kaç hafta sonra işareti alan şeriatçı bir terörist Danıştay’ı bastı ve türban kararı veren Danıştay üyelerini silahla taradı, Danıştay üyesi bir hakimi öldürdü.)

    “Sallamaa.., elini kolunu sallamaa.., her yerin oynuyor be!” (Muhalefet milletvekiline)

    “ABD’de özgürlük anlayışı var ama benim ülkemde yok” (Benim ülkem özgür değil diye, ABD gezisinde ülkesini Amerikalılara şikayet ediyor.)

    “Ulan terbiyesizlik yapma! Artistlik yapma ulan! Hadi ananı da al git burdan” (Mersin’de bir vatandaşa hitabediyor)

    Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmayan yüzlerce atamanın vekaletlerle yürütülmesi konusunda: “Biz hukuka aykırı bir şey yapmıyoruz. Mecelle’de (şeriat hukuku) böyle bir kaide var.”

    “Askerlik yan gelip yatma yeri değil” ( Şehit yakınlarına)

    “Ne konuşacam ben o kadınla yahu!” (Şehit annesine)

    “Söyleyin şu sahtekâra ne istiyormuş” (Almanya’da bir gurbetçi için söylüyor)

    Bu lafı söylediği toplantıda salondaki vatandaşlara Türkiye Cumhuriyeti’nin Büyükelçisi’ni yuhalatıyor.

    “Burası (kafasını göstererek) basmıyor. Hayatında iki koyun gütmediği için bunu kavrayamıyor.” (YÖK Başkanı Prof.Dr. Erdoğan Teziç’e)

    “Kendisine kefilim, babam gibi güvenirim, Ona kendime inandığım gibi inanıyorum.” (Birleşmiş Milletler tarafından tüm dünyada terörist ilan edilen ve aranan El Kadı hakkında)

    “Onları hoplatacağım.” (Terörist El Kadı’yı eleştiren muhalefet üyeleri ve gazetecilere)

    PKK ateşkes kararı verince: “Biz de durduk yerde onlara operasyon yapmayız” (PKK’yı muhatap alıyor ve ateşkes kararlarına jest yaparak karşılık veriyor.)

    “Neyseki, yaşına başına saygı duyuyorum. Ağzı olan konuşuyor be!” (Kıbrıs davasının 50 yıllık lideri Rauf Denktaş’a)

    “Ulusalmış, milliyetçiymiş, Ne milliyetçisi yahu, Bunlardan olsa olsa saman milliyetçisi olur.”

    “Sanki maçta gibi bağırıp çağırıyorlar, (Türkiye laiktir, laik kalacak) diye, bunlar hoş şeyler değil.” (AKP Genel Kongresinde)

    Ve diğerleri;

    . Şerefsizler

    . Bizim çocuklar açmı kalsın be!

    . Kes ulan sesini

    . Sana üç nokta koyarım

    . Otur ulan oturduğun yerde, herşeye burnunu sokma

    2002 seçimlerinden hemen önce ve Başbakan olunca:

    “Ben gelişerek değiştim.”

    Başbakanlığının 4. yılında:

    “Ben hiçbir zaman değişmedim. İslami fikirler değişmez.”

    Ve henüz 1980’li yıllarda Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk ve Cumhuriyet rejimine karşı etmiş olduğu yemin:

    "Ben Muhammed Müslüman ümmetindenim. Türkiye dinsiz, laik bir memleket haline gelmiştir. Hayatımı Mustafa Kemal dinsizliği ile savaşa adayacağıma, Türkiye'yi bir din ve şeriat devleti haline getirmek için mücadele edeceğime, Kemal Paşa zamanında çıkarılan dinsiz kanunların tatbikini önleyeceğime, kısa zamanda ümmet esasına dayanan, şeriat devletinin kurulması için çalışacağıma, dinim, Allahım ve bütün mukaddesatım üzerine yemin ve kasem ederim." Recep Tayyip ERDOĞAN

    Recep Tayyip Erdoğan’ın son 12 yılda hem Belediye Başkanlığı döneminde, hem de Başbakanlığı sırasında söylediği yukarıdaki laflarına bakınca;

    1980’li yıllarda yaptığı yeminine harfiyen sadık kaldığını ve yeminini gerçekleştirme yolunda tüm gücüyle çalıştığını görmemek için herhalde ya kör olmak, ya da Türkiye Cumhuriyeti düşmanı olmak gerekiyor.

    “Cumhurbaşkanı'nın imam hatipli olacağı günler yakındır.” (5.2.1996 Akit)

    Bu adam Türkiye Cumhuriyeti’ne layık mı?

    Bu adam Atatürk’ün Çankayası’na layık mı?

    Hem Laik değil, hem layık değil.
    Mustafa Kemal Atatürk “Laiklik Adam Olmaktır” demiş,

    Yazıklar olsun, ona ve partisine oy veren ülke ve Cumhuriyet nankörlerine...

    mavikatar   07 Ocak 2008 23:30   aferim     (15 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :karahayat

bu etiketi açan kişi(?) : mavikatar

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.