“seçmek” kelimesine takılmamanız gerek hususlardır, baştan diyeyim..
sevgiliyi tabii ki seçersiniz..kimse oturup da elinde katalog “hmm bu olsun, yok yaa bu daha iyi” gibisinden bakıp da sipariş veriyor anlamında denilmediği çok açıktır zannındayım..
ilk evveliyatı algıda seçicilik yaparsın..müstakbel sevgilinin bulunduğu veya görüldüğü veyahut farklı duyguların hissedilmesine mazhar olduğu ilk an zaten onu diğer insanlar içinden seçmemiş miyizdir? “hepsi benim hepsi benim!” hezeyanları içinde komple karşı cinse dair bir istek en basit tabiri ile zaten “boşan da semeniri ye” olayına tekabül etmektedir..
kaldı ki, flört dediğimiz birbirini tanıma evresi de karşımızdaki insanı seçeneklerimize uygunluğu için değerlendirme metodu değil midir zaten? herkesin sevgili modelinden beklediği bazı özellikler vardır, bu özelliklere uyup uymama, anla$abilme ve son zamanların trend hadisesi “ten uyumu” gibi ayrıntıların tespiti de bir seçim değil midir?
“aşk’ın gözü kör etmesi” baz alınarak “yawww insan kötü yönlerini bile görmez oluyor ki!” demek bile bir seçimdir zaten..sevdiceğin her hali ile kabulü seçimi..dolayısı ile sevgili seçimi diye bir şey muhakkak surette vardır..”seçilmek” veya “seçmek” olgularının insan bünyesinde yarattığı ego tatmini hususunu törpülediğini de göz önüne alırsak, bunun bu şekilde yadırganmış olması açıklanabilir olmaktadır belki de..
dolayısı ile doğa üzerinde yaptığımız her şey bir seçimdir..her insan seçimlerini yaşar..bu ister iş olsun ister eş olsun ister “sevgili” olsun “seçmek” üzerinden yol alınır..
not: sezon sonuna denk getirmeye özen gösterin..gayet güzel şeyler bulunabiliyor..valla bak!